Okuma: ~3 dk
Wi-Fi Kapasite Planlama — Kapsamadan Değil, Airtime'dan Başlayan Tasarım
Modern Wi-Fi tasarımında asıl soru 'sinyal her yere ulaşıyor mu?' değil, 'bu alandaki cihazların hepsine yetecek yayın süresi var mı?' sorusudur. Kullanıcı, cihaz, uygulama ve airtime hesabıyla kapasite planlamasını adım adım ele alıyoruz.
- Teknik inceleme bekliyor
Kanalda airtime paylaşımı
Aynı kanaldaki cihazlar iletim süresini paylaşır; istemci sayısı tek başına kapasite ölçüsü değildir.
Kapsama tasarımı neden artık yetmiyor?
On yıl önce bir Wi-Fi projesinin başarı ölçütü basitti: binanın her noktasında -67 dBm sinyal var mı? Bugün aynı binada kişi başına iki ila dört cihaz, sürekli açık video konferans, bulut uygulamaları ve IoT sensörleri bulunuyor. Sinyalin olduğu ama ağın kullanılamadığı ortamların neredeyse tamamı kapasite hatasıdır: alan kapsanmış, ancak o alandaki cihazların ihtiyaç duyduğu toplam yayın süresi tek bir kanalın sunabileceğinin üzerine çıkmıştır.
Wi-Fi paylaşımlı bir ortamdır. Aynı kanaldaki tüm cihazlar ve AP'ler aynı havayı sırayla kullanır. Bir kanalın kapasitesi, o kanala bağlı cihazların ortalama veri hızı, protokol yükü ve yeniden iletimlerle belirlenir. Bu yüzden kapasite tasarımı bir 'yeterlilik hesabı'dır: talep edilen airtime ile sunulabilen airtime karşılaştırılır.
Kapasite planlamanın dört girdisi
Birinci girdi kullanıcı sayısıdır — ama tepe yoğunluk anındaki sayı. Bir konferans salonunun ortalama doluluğu değil, en kalabalık oturumu esas alınır. İkinci girdi kullanıcı başına cihaz sayısı ve bu cihazların eşzamanlı aktiflik oranıdır; telefonların çoğu ekran kapalıyken çok az trafik üretir, dizüstü bilgisayar ise video görüşmede sürekli yayın yapar.
Üçüncü girdi uygulama profilidir: HD video görüşme yönsüz olarak 2-4 Mbps, ekran paylaşımı 1-3 Mbps, ses 100 kbps, bulut dosya senkronu ise dalgalı ama yüksek patlamalı trafik üretir. Dördüncü girdi cihaz yetenekleridir: 1x1 bir barkod okuyucu ile 2x2 Wi-Fi 6E dizüstü aynı veri için çok farklı airtime harcar. Yavaş bir cihaz aynı veriyi taşımak için hızlı cihazın birkaç katı süre havayı meşgul eder.
- 1 Tepe kullanıcı
Alan bazında en kalabalık an
- 2 Cihaz × aktiflik
Kişi başı cihaz ve eşzamanlılık
- 3 Uygulama talebi
Cihaz başına Mbps
- 4 Gerçek veri hızı
MCS, uzamsal akış, kanal genişliği
- 5 Airtime oranı
Talep / sunulan kapasite
- 6 Radyo sayısı
Hedef doluluk %50-60 altında
Bir örnek: 300 kişilik konferans salonu
300 katılımcı, kişi başı 1,5 aktif cihaz, eşzamanlı aktiflik %40 varsayalım: 180 aktif cihaz eder. Ortalama talep cihaz başına 1,5 Mbps ise toplam talep 270 Mbps olur. Gerçekçi bir 5 GHz 40 MHz kanalda, karışık istemci profiliyle radyo başına kullanılabilir verim protokol yükünden sonra yaklaşık 120-150 Mbps'tir. Hedef doluluk %60 alınırsa radyo başına 80 Mbps planlanır; bu da en az dört, yedek ve dalgalanma payıyla beş ila altı 5 GHz radyo anlamına gelir.
Bu radyoların birbirine karışmaması için kanal yeniden kullanımı şarttır. 40 MHz'te Türkiye'de DFS kanallarıyla birlikte yeterli kanal bulunur; ancak tek bir salona altı radyo yerleştirmek, AP'lerin birbirini duymaması için düşük verici gücü, yönlü antenler veya koltuk altı montaj gibi teknikler gerektirir. Kapasite hesabı bu yüzden doğrudan RF tasarımına bağlanır: sayıyı bulmak kolaydır, o sayıyı birbirini boğmadan yerleştirmek mühendisliktir.
- Wi-Fi 6 2x2 80 MHz70 ms
- Wi-Fi 5 2x2 40 MHz200 ms
- Wi-Fi 4 1x1 20 MHz1300 ms
- 802.11g 54 Mbps2600 ms
Yavaş istemciler kapasite planının en pahalı kalemidir.
Sık yapılan kapasite hataları
En yaygın hata, AP sayısını artırırken kanal genişliğini de artırmaktır: 80 MHz kanal tek bir radyonun hızını artırır ama kullanılabilir kanal sayısını azaltır; yoğun alanda bu, ortak kanal girişimini (CCI) büyütür ve toplam kapasiteyi düşürür. Yoğun ortamlarda 20 veya 40 MHz çoğu zaman daha yüksek toplam verim sağlar.
İkinci hata, 2,4 GHz'i kapasite katmanı saymaktır. 2,4 GHz'te yalnızca üç örtüşmeyen kanal vardır ve çoğu ortamda yoğun girişim bulunur; kapasite 5 ve 6 GHz üzerine kurulmalı, 2,4 GHz eski ve IoT cihazlar için tutulmalıdır. Üçüncü hata, düşük veri hızlarını açık bırakmaktır: 1-11 Mbps hızları kapatmak, beacon ve yönetim çerçevelerinin harcadığı airtime'ı ciddi ölçüde düşürür.
- Tepe yoğunluğu esas alın, ortalamayı değil
- Radyo başına hedef doluluğu %60 altında tutun
- Yoğun alanlarda dar kanal + daha fazla radyo tercih edin
- Eski veri hızlarını kapatın, minimum 12-24 Mbps hedefleyin
- Hesabı mutlaka validasyon ölçümüyle doğrulayın
F2 yaklaşımı
F2 mühendisleri kapasite planlamasını predictive tasarımın ilk adımı olarak ele alır: alan bazında kullanıcı ve uygulama envanteri çıkarılır, Ekahau üzerinde kapasite gereksinimleri tanımlanır ve AP yerleşimi bu gereksinime göre yapılır. Kurulum sonrası gerçek yük altında yapılan ölçümler, hesabın sahada karşılık bulduğunu kanıtlar. Böylece 'sinyal var ama internet yok' şikayeti daha tasarım aşamasında ortadan kalkar.
Eşik değerleri hakkında: Bu yazıdaki RSSI/SNR değerleri örnek tasarım profilleridir, evrensel standart değildir. Nihai kabul hedefleri cihaz üreticisi gereksinimlerine, codec/uygulama SLA'sına, minimum veri hızına, roaming eşiklerine, ikincil kapsamaya, gürültü tabanına ve ölçüm yöntemine bağlıdır.