İletişim

Okuma: ~3 dk

Toplantı ve Etkinlikte Herkes Aynı Anda Bağlanınca Ağ Çöküyor

Yıllık toplantı, lansman ya da konferansta ağ normal günlerde sorunsuz çalışırken birden çöker. Sorun genelde sinyal zayıflığı değil, çok sayıda cihazın aynı anda aynı havayı paylaşmaya çalışmasıdır. Kapasite planlaması yapılmadan kurulan ağlar bu yükün altında kalır.

  • Teknik inceleme bekliyor

Ofis Wi-Fi'ı Neden Etkinlikte Çöker?

Bir şirketin günlük kullanımı için tasarlanmış Wi-Fi altyapısı, genelde 20-30 kişilik bir kat için bir veya iki access point ile planlanır. Bu AP'ler günlük trafiği sorunsuz taşır çünkü aynı anda aktif veri gönderen cihaz sayısı azdır; çoğu zaman insanlar e-posta kontrol eder, arada bir dosya indirir. Ama yıllık toplantı, tüm şirket etkinliği ya da müşteri lansmanı gibi anlarda aynı alana 150-300 kişi toplanır ve herkes aynı anda telefonunu, dizüstü bilgisayarını bağlamaya çalışır.

Burada kritik nokta şudur: Wi-Fi paylaşımlı bir ortamdır. Bir access point'in yayın yaptığı kanal, o kapsama alanındaki tüm cihazlar tarafından sırayla kullanılır — eşzamanlı değil, zaman paylaşımlıdır (airtime). Bir AP'ye bağlı 200 cihaz varsa, her cihaz havayı kullanmak için sırasını bekler. Cihaz sayısı arttıkça her birinin aldığı pay küçülür ve sistem gecikme yaşamaya başlar.

Ayrıca her access point'in bir donanımsal bağlantı (association) limiti vardır. Çoğu kurumsal AP teorik olarak 200-500 istemciyi kabul edebilir görünse de, pratikte kullanılabilir performans sınırı çok daha düşüktür. 50-60 aktif istemciden sonra tek bir AP üzerinde gerçek verim ciddi şekilde düşer; yeni bağlanma istekleri reddedilir veya saniyelerce beklemede kalır.

Airtime Tükenmesi: Görünmeyen Darboğaz

Sinyal gücü ekranda "mükemmel" görünse bile ağ yine de çökebilir. Çünkü sinyal gücü (RSSI) ile kapasite birbirinden tamamen farklı kavramlardır. Zayıf sinyal bağlanamama sorunu yaratır; kapasite yetersizliği ise bağlı olup da çalışmama sorunu yaratır. Etkinlik salonlarında yaşanan asıl problem ikincisidir.

Airtime tükenmesi şu şekilde gerçekleşir: Her cihazın veri göndermek/almak için havayı kullanma süresi vardır. Eski ve düşük hızlı cihazlar (örneğin 2.4 GHz'de bağlanan eski telefonlar) aynı miktarda veriyi iletmek için modern bir cihaza göre çok daha uzun süre havayı işgal eder. Salonda birkaç tane böyle "yavaş" cihaz olması, tüm ağın ortalama hızını düşürür — buna airtime fairness sorunu denir.

Buna ek olarak, aynı anda çok sayıda cihazın bağlantı kurma, DHCP isteği gönderme, DNS sorgusu yapma gibi "arka plan" trafiği de kanalı doldurur. Kullanıcılar daha veri alışverişine başlamadan bile kanal zaten yoğun olabilir.

Etkinlikte Ağın Çökme Süreci
  1. 1 Katılımcılar salona girer

    150+ cihaz tek seferde arama yapıp bağlanmaya çalışır

  2. 2 Association limiti doldurulur

    Tek AP üzerinde 50-60 istemci sonrası yeni bağlantılar reddedilir

  3. 3 Airtime paylaşımı çöker

    Her cihaz sırasını bekler, gecikme artar

  4. 4 DHCP/DNS trafiği kanalı doldurur

    Gerçek veri öncesi yönetim trafiği kapasiteyi tüketir

  5. 5 Kullanıcı deneyimi çöker

    Sayfa açılmaz, video donar, bağlantı sürekli düşer

Sinyal göstergesi dolu olsa da kapasite tükenmişse ağ kullanılamaz hale gelir.

Kapasite Planlaması Neden Atlanır?

Çoğu kurumsal Wi-Fi tasarımı "kapsama" odaklıdır: her noktada yeterli sinyal olsun diye AP'ler yerleştirilir. Ama kapasite planlaması farklı bir disiplindir — o noktada kaç cihazın aynı anda bağlanacağını, ne tür uygulamalar kullanacağını ve bunun için kaç AP ve hangi kanal genişliği gerektiğini hesaplar. Günlük ofis kullanımı için tasarlanan bir ağ, kapasite odaklı düşünülmediği için büyük etkinliklerde yetersiz kalır.

Saha deneyiminde en sık görülen hata, etkinlik öncesi "sinyal var mı" diye bakılıp kapasitenin hiç sorgulanmamasıdır. Oysa doğru soru şudur: "Bu alanda aynı anda kaç cihaz olacak ve bu yükü kaç AP, hangi yapılandırmayla taşıyabilir?"

  • Kalıcı AP sayısı günlük kullanım için yeterli olsa da etkinlik yükü için yetersiz kalabilir
  • Geçici yüksek yoğunluk AP'leri (event-mode) önceden kurulup devre dışı bırakılabilir, etkinlik günü aktif edilir
  • 2.4 GHz bandı büyük etkinliklerde kapatılmalı veya minimize edilmelidir; kapasite yükü 5/6 GHz'e kaydırılmalı
  • SSID sayısı azaltılmalı; her ek SSID yönetim trafiği (beacon) üretir ve kanalı doldurur

Çözüm: Yoğunluk İçin Özel Tasarım

Yüksek yoğunluklu etkinlik ağı, günlük ofis ağından tamamen farklı bir mühendislik problemidir. Çözüm tek bir AP'yi güçlendirmek değil, kapsama alanını daha fazla sayıda AP ile bölmek ve her birinin hücre boyutunu küçültmektir. Bu sayede her AP'ye düşen istemci sayısı azalır ve airtime daha verimli paylaşılır.

Pratik önlemler arasında düşük verici gücüyle çalışan ve daha sık yerleştirilmiş AP'ler, dar kanal genişliği (20 MHz) kullanımı — ki bu paradoksal şekilde yoğun ortamlarda daha fazla kanal ve daha az girişim sağlar —, band steering ile istemcilerin 5/6 GHz'e yönlendirilmesi ve minimum veri hızının yükseltilerek yavaş istemcilerin airtime'ı fazla işgal etmesinin önlenmesi sayılabilir.

Bir diğer kritik adım, etkinlik öncesi gerçek bir kapasite testidir: beklenen katılımcı sayısı, cihaz tipi dağılımı (telefon/laptop oranı) ve uygulama profili (video konferans mı, sadece internet mi) belirlenip buna göre AP sayısı ve yerleşimi hesaplanmalıdır.

AP Başına İstemci Sayısına Göre Performans
  • 15 istemci/AP45 Mbps ortalama istemci hızı
  • 40 istemci/AP22 Mbps ortalama istemci hızı
  • 80 istemci/AP8 Mbps ortalama istemci hızı
  • 150 istemci/AP2 Mbps ortalama istemci hızı

AP başına istemci sayısı arttıkça kullanılabilir hız doğrusal olmayan biçimde düşer.

F2'nin Sahadaki Yaklaşımı

F2 mühendislik ekibi, büyük etkinlik ve toplantı Wi-Fi projelerinde önce katılımcı profili ve beklenen cihaz yoğunluğunu netleştirir, ardından Ekahau ile kapasite odaklı bir saha ölçümü yaparak geçici veya kalıcı AP yerleşimini buna göre tasarlar; etkinlik günü ise canlı izleme ile airtime kullanımını takip ederek gerekirse anlık kanal ve güç ayarları yapar.